GÖRÜŞLERİM
Prens SABAHATTİN
Yaptığı
seyahatler, fransızcaya vukufu hasebiyle, okuduğu
içtimai eserler ve bunlardan edindiği yeni yeni
malumat esasen iyi yetişmiş bulunan Sabahattin
Beyi bir kat daha olgunlaştırmış ve ilmi görüşlerini
hayli zenginleştirmişti. İşte bu gelişmenin
verdiği emniyetle 1901 tarihinde inkılap sahasındaki
görüşlerini açıklamak için Mısır’da “Umum Osmanlı
Vatandaşlarına” hitabiyle iki beyanname neşretmişti.
Bu beyannamelerde din ve ırk farkı gözetmeksizin
bütün Osmalıların birleşmesini tavsiye ve bir
kongre akdini teklif ediyordu. Bu beyannamelerin
neşri kendilerini avlamak isteyen ve İstanbul’a
dönmelerini temine uğraşan Mısır Hidivi Abbas
Hilmi Paşa’nın hiç hoşuna gitmemiş ve iğbirarını
izhar edici bir tavır takındığından bu mücadele
kahramanları Kahire’yi terk ile Paris’e dönmüşlerdir.
Osmanlı İmparatorluğu’nu korumak ve vatandaşlarının
selemetini temin etmek düşüncesinden ayrılmayan
Sabahattin Bey aynı kanaati güden Döktor Nihat
Reşat ve Fazlı Beylerle Paris’te “Teşebbüs-i
Şahsi ve Adem-i Merkeziyet” cemiyetini kurmuş
ve bu teşekkülün görüşlerin açıklamak için de
“Terakki” gazetesini neşre başlamıştı. 1908
tarihinde İkinci Meşrutiyet ilan edilince Sabahattin
Bey dokuz senelik vatan hasretinden sonra memlekette
müsait bir muhit bulacağını ümidederek pederinin
naşı ile beraber İstanbul’a dönmüştü...